Oksitosin ile 6 Adımda Pratik Sosyal Medya Yönetimi

Sosyal medya yönetimi denince aklınıza ne geliyor? Sizin işletmede, sosyal medya yönetimi konusuyla kim ilgileniyor? İçeriklerinizi düzenli, şık tasarımlarla yayınlayabiliyor, etkili bir şekilde sponsorlu içeriğe dönüştürebiliyor ve sonuçlarını analiz edebiliyor musunuz?

Markanız dünyaya açılmaya hazır; bir stratejiniz, kimliğiniz var ve bunu görsel olarak iyi ifade etmek için profesyonel bir çalışma sürecini tamamladınız. Bu noktadan sonra pek çok marka lideri ve girişimci, “Pazarlama ve iletişim işlerimi birisi yapsın, ben kendi işime konsantre olayım” diye düşünür. 

Aslında temel mantık doğru; iletişim işini bir uzmana emanet etmekte fayda var. Ama ifadede bir şey eksik. Gerçekten “markalaşmak” istiyorsanız, bir marka lideri olarak elinizi taşın altından çekme lüksünüz maalesef yok… Feriştahı da gelse, dünyadaki hiçbir ajans sizi sizden daha iyi tanıyamaz. Müşterileriniz, ürünlerinizle ve hizmetlerinizle ilgili bir soru sorduğunda bu soruyu aslında doğrudan size sormakta ve sizden cevap almayı beklemektedir; ezbere cevaplar verecek bir çağrı merkezi çalışanından ya da bir sosyal medya ajansından değil. 

Bu nedenle Oksitosin uzmanları olarak sosyal medya yönetimini, sizi de işin içine dahil ederek, eğitimlerle destekleyerek yürütmekten yanayız. Bizler, ihtiyaç duyduğunuz yaratıcı ve özgün içeriklerin oluşturulmasında size grafik tasarım ve metin yazarlığı desteği vermeye hazırız.

Şimdi, gözünüzde canladırabilmeniz için size biraz da nasıl çalıştığımızla ilgili bilgi verelim. 

1. Senelik medya sosyal medya yönetimi takvimi hazırlanmalı.

Paylaşım başlıkları içerisinde sektörünüzün ihtiyaçlarına göre yeni ürün duyurusu, indirim, özel gün görselleri veya video, animasyon, hareketli sunum gibi içerikler için bir takvim düzenlenmelidir. Böylece, “Eyvah, yarın anneler günü ama bizim görselimiz yok!” gibi akut krizler yaşama riskini almamış oluruz.

2. Reklamlar için de senelik sosyal medya yönetimi takvimi oluşturulmalı, bütçeye göre reklam ve öne çıkarma adetleri belirlenmeli.

Bu noktada müşterimizin bütçesi çok önemli; aylık ne kadarlık bir bütçeyi sosyal medya reklamlarına ayırmayı planladığınızı önceden az çok ön görmenizi bekliyoruz. Örneğin küçük ve orta ölçekli işletmesi olan bir müşterimiz, aylık 500-750 TL’yi bu işe verebileceğini söyleyince biz bu bütçeyi en etkin şekilde yönetmek için yardımcı oluyoruz.

Şunu unutmamak gerekir ki sosyal medya çok hızlı değişen ve gelişen bir alan. Bu kaotik yapının içerisinde bizim de ona uyumlu davranıp takvimimizde ve paylaşım adetlerimizde esnek davranmamız gerekecektir. Yani yılın başında yapacağımız bu planlama, bize genel bir hat çizecek ve işimizi kolaylaştıracaktır; değiştirilemez değildir.

3. Anahtar kelime çalışması yapılmalı.

Ürün ve hizmetlerinizi aratan veya aratma potansiyeli olabilecek kişilerin en çok kullandıkları kelimeleri tespit etmek gerekiyor. Bu çalışmanın sonuçları, kendi web sitenizde kullanacağınız metinlerin içeriklerini bile sonradan değiştirebilir. Örneğin bir dönem çok kullanılan kelimeler, birkaç ay sonra geçerliliğini yitirebilir. 

Kullanıcıların arama algoritmalarını çok iyi analiz eden Google, Facebook gibi inte et devlerinin bazı şeyleri otomatik hale getirdiği düşünülürse, reklamlarınızın uygun kişilere gösterilmesinin her geçen yıl daha da kolaylaşacağını da unutmamak gerek. 

4. Rakip analizi, elbette olmazsa olmaz.

Piyasa şartları çok çetin, mecburen biz de rakip analizi yapmak zorundayız. Belirleyeceğiniz, size en yakın 2-3 rakibinizi takibe almanızı ve önemli bir paylaşımda bulunduklarında ya da bir paylaşımları çok sayıda etkileşim aldığında farkında olmanızı tavsiye ediyoruz.

5. Kurumsal stilinize uygun bir tasarım çizgisi belirlenmeli.

Şunu baştan belirtmeliyiz ki her ne kadar çoğu marka gönderilerinin tamamını tasarımlı yapmaktan yana olsa da en etkili yöntem, profil sayfanıza giren kişilerin daima doğal ve şık fotoğraflardan oluşan bir portföy ile karşılaşmasıdır.

Yapılı tasarımlar yerine, gerçek hayatın içinden ve pek çok kişiyi etiketleyebildiğiniz bir kare ve altında o konuya ilgi duyan herkese dokunabilecek okunaklı bir açıklama yeterlidir.

Gel gelelim, 3 gönderide 1 tasarımlı içerik paylaşmak sosyal medya sayfalarınıza çeki düzen verecek ve marka stilinizi, renklerinizi yansıtmanızı sağlayacaktır. Ayrıca özel günler için özel tasarım hazırlamak çok daha tercih edilen bir yöntemdir. Bazı sektörlerde ise fotoğraf paylaşımı yapmak çok zordur ve içerikleri buna göre, normalden biraz daha fazla tasarım ağırlıklı yapmak gerekebilir. Hangi yolu seçecek olursak olalım, gelin bu seçimi birlikte yapalım.

6. Sosyal medya kanallarının sunduğu istatistik verileri gözden kaçmasın.

Her sosyal medya kanalının, kendi istatistik ve raporlama araçları bulunur ve bu araçlar marka sahiplerine çok kıymetli veriler sunar. Sosyal medya çağında ayakta kalmaya çalışan bir marka lideri olarak “benim bu verileri anlamama gerek yok, bir ajans tutarım onlar yapar” deme lüksünüz -bu konuda hizmet satışı yapan diğer ajanslar kızmasınlar ama- yok.

Bir noktadan sonra, her rapor bize bir şeyler söylemeye başlayacaktır; “Şu anahtar kelime belli ki sandığımız kadar işe yaramıyor, onun yerine diğer kelimeyi kullanalım.” ya da “kampanyamız çok iyi gidiyor, ama web sitemize Bursa’dan da nedense çok giriş olmuş, belki de daha fazla kişiye ulaşmak için Bursa’yı hedef alan yeni bir gönderi planlayabiliriz” gibi…

Sosyal Medya Yönetimi konusunda bizden bilgi almak ve işletme tipinize uygun paket seçeneklerimizi görmek için buyrun, iletişim kuralım.