Satış Getiren Reklam Kampanyası Nasıl Hazırlanır?

Satış Getiren Reklam Kampanyası Nasıl Hazırlanır sorusuyla yola çıktığınız anda karşınıza yepyeni sorular daha çıkar: kendinizi bir anda “Peki ama hangi mecralarda reklam yayınlamak daha uygundur, hangi reklam ajansıyla çalışmak iyidir, reklama ne kadar bütçe ayrılır, yaratıcı bir reklam nasıl yapılır…” ve daha niceleri.

Nereden başlayacağınızı bilememek, sizi türlü türlü ajansla görüşmeye ve jargonuna hiç aşina olmadığınız bir dünyayı anlamaya çalışmaya iter. 

Öyleyse, biz size en basit şekliyle bir çalışma planı çıkaralım, sizi hiç yormayalım:

1. Satış Getiren Reklam için bütçeniz hazır mı?

Yani bu işe tüm yıl boyunca ne kadar harcama yapmak istediğinize pazarlama bütçesinin içerisinde bir yer ayırdınız mı? Genellikle şirketlerin pazarlama bütçesi için cironun %10’u gibi bir oranı gözden çıkarmak gerektiği söylenir ama bu elbette şirketten şirkete esnetilebilir. Daha sonra, pazarlama bütçesi içerisinden ne kadarını reklama ayırmak istediğinizi belirlemeniz gerekiyor. 

Bu da tamamen sizin ihtiyaçlarınıza ve sektörünüze göre belirlenebilecek bir şey; kimi şirketler için fuarlar çok önemliyken, kimisi için fuara para harcamanın hiçbir geri dönüşü yoktur ve bunun yerine tamamen sosyal medya reklamlarına yönelik bütçe tasarlayabilirler.

2. Hangi mecraların satış getiren reklam için size uygun olacağını belirlediniz mi?

Satış getiren reklam için uygun mecra seçimi dendiğinde, kendimizi marka lideri ve reklam ajansının ortaklaşa çalışması gereken bir başka başlıkta buluyoruz. Burada işin uzmanlarının önerilerine kulak vermekte fayda var. İlk maddede söylediğimiz gibi, her mecra ve her pazarlama yöntemi her markaya uymayabilir. 

Genel hatlarıyla bilgi verecek olursak;

Geleneksel mecralar: Dergi, gazete, televizyon, radyo gibi “mass media” dediğimiz, kitlesel iletişim araçlarını kapsar. Bu mecraların her biri için farklı şeyler söylenebilse de aslında temel mantıkları aynıdır: Aynı anda, aynı yerden, kişi ayırmaksızın ulaşabilmek. 

Dijital mecralar: İnternet reklamı, Google Adwords gibi arama motoru reklamları, sabit ve hareketli banner reklamlar ve elbette bu imparatorluğun zirvesindeki sosyal medya reklamlarından oluşur. Yapılan araştırmalar, YouTube ve Instagram gibi video ve görsel paylaşım ağırlıklı reklamların diğer metin ağırlıklı reklam türlerine göre %60 daha etkili olduğunu ortaya koymuştur. 

Geleneksel mecraların artıları:

  • Güven vericidir (Yapılan araştırmalar, gazetede görülen reklamların daha fazla itibar gördüğünü ortaya çıkarmıştır.)
  • İnternet, sosyal medya ve mobil telefonlar gibi yeni teknolojilere aşina olmayan eski nesillere ulaşmayı kolaylaştırır. Yani hedef kitlenizin yaş ortalaması yüksekse kesinlikle geleneksel mecradan şaşmamalısınız.
  • Aynı anda çok sayıda insana ulaşmayı kolaylaştırır, daha büyük ses getirir. Bu nedenle siyasi parti propogandaları hala ağırlıklı olarak geleneksel mecralardan yürütülmektedir.

Geleneksel Mecraların Eksileri:

  • Pahalıdır  -gerçi bu kural son zamanlarda değişmeye başladı, “fiyat seçenekleri esnek değildir” desek daha doğru-
  • Kişiye özel reklam verme şansınız yoktur, bu nedenle dar bir hedef kitleye ulaşmanız (Örn. Sadece mavi renk bebek kıyafeti arayan orta yaş civarı beyaz yaka kadınlar) pek kolay olmayabilir. Bu durum, reklam bütçenizi dar tutup isabetli atışlar yapmanızı güçleştirir.
  • Etkileşimi çok düşüktür. Sadece o anda, onu göreni etkiler ama paylaşması zordur. Yaratıcı bir iş yapsanız bile dikkatlerden kaçabilirsiniz. Hiç kimse çok yaratıcı bir açık hava reklamının önünde arabasını çekip uzun uzun incelemez. Ya da fotoğrafını çekip arkadaşına iletmek için bunca çabaya girmez. Dergi reklamları ise genellikle oflana poflana es geçilir.
  • Raporlanması çok zordur, gazete satışlarını bilebilirsiniz ama o gazeteyi alan kişilerden kaçının reklamınızın önünde durup kaç saniye ona baktığını, sonrasında satın alma davranışına yönelip yönelmediğini anlık olarak bilemezsiniz.

Gelelim yeni nesil mecralara…

Dijital Mecraların Artıları:

  • Kişiye özel reklam yapma şansına sahipsinizdir. Daha az bütçeyle, daha nokta atışı reklam verebilir ve sadece sizin ürününüzle, hizmetinizle ilgilenme ihitmali yüksek olan kişilere kendinizi tanıtabilirsiniz. Böylece gereksiz harcamaların ve boşa atışların önüne geçmiş olursunuz.
  • Bütçenizi siz seçersiniz, siz sınırlandırırsınız. Ö eğin “her ay sadece 500 TL ayırabileceğim” diyorsanız bunu aşmadan, sadece kendi belirlediğiniz sayıda, sıklıkta ve zaman diliminde reklam verebilirsiniz.
  • Etkileşimi çok yüksektir; iyi bir inte et reklamı hızla viral hale gelebilir, farkındalık yaratabilir, sosyal sorumluluk duygularını hızla ateşleyebilir, eyleme geçirebilir veya satışla sonuçlandırabilir. Reklamınızı gören kişi o anda reklama tıklayarak sitenize gidip sizi daha yakından tanıyabilir.
  • Raporlanması çok kolay, anlık ve çok detaylıdır. Potansiyel müşterilerinizin hangi websitesindeki reklam üzerinden en çok sizi görüp ziyaret ettiğini, hangi yaş aralığındakilerin satın almaya meyilli olduğunu vs. kolayca ve kesin istatistiklerle takip edebilirsiniz. Dijital reklamlar “varsayımlar” ile değil, “matematik ve algoritmalar” ile çalışır.

Dijital Mecraların Eksileri:

  • İleri yaş grubu bu alana yabancı olduğu için onlara ulaşmakta zorlanabilirsiniz. Dolandırıcılıktan korkan ve online alışveriş konusunda çekingen davranan bu kesimi satın alma davranışına ikna etmek için yanlarında durup onlara yardım edebilecek genç kesimi de hedeflemelisiniz.
  • Hedef kitleniz çok dar bir kesim değilse, aynı anda çok sayıda kesimden insana ulaşmanız gerekiyorsa reklam bütçenizi hemen hemen geleneksel mecralar seviyesine çıkarmanız gerekecektir.
  • Dijital mecralarda görülen reklamlar henüz güvenilirlik algısı konusunda geleneksel mecralar seviyesine yükselmiş değildir. (Ama hızla yükselmektedir)
  • Çok hızlı değişir, gelişir, sürekli takip etmek, yorumları kontrol altında tutmak, hızlı cevap vermek gerekir. Dijital medya reklamları oltayı atıp balık beklemeye pek benzemez. Sürekli tetikte olmanızı mecbur kılar. 

3. Bütçenize göre bir reklam kampanyası takvimi belirlediniz mi?

Burada bir duralım; bugüne kadar sadece reklam ajansı kavramını duymuştunuz ama dijital ajans, medya satın alma ajansı vs. gibi diğerlerinin görevleri tam da bu noktada devreye giriyor işte. 

Elinizde tam satış getiren reklam için ayırabileceğinizi ön gördüğünüz bir bütçe var, çok güzel. Ama bunun ödemesini her bir mecraya, ayrı ayrı mı yapacaksınız? Tüm yılın reklamlarını tam o ay reklam yayınlanmadan hemen önce mi satın alacaksınız? 

Yoksa tüm bunlar için bir ajans ile çalışarak toplu medya satın alma işlemi yaptırmak daha mı karlı olacaktır? Elbette son seçeneğimiz en mantıklısı; hem bu işi bir uzmana bırakmak açısından, hem paramızı daha idareli kullanmak açısından… 

Ajanslar, aslında medya satın alma işlemlerinde sizin toptancılarınız gibi hareket eder.

Bir gazete ile görüştüğümüzde, onların bize verdikleri fiyat ile size verecekleri fiyat aynı olmuyor. Biz onlara çok sayıda müşteri getirdiğimiz için, onlar bize özel “toptan” fiyatı sunuyorlar. Yani siz tek başınıza mecralara gittiğinizde, daha yüksek fiyatlarla karşılaşıyorsunuz. 

Bir ajansa gidip toplu medya satın alımı yaptırmanın diğer avantajı da size tüm planı senelik olarak sunmalarıdır. Yani elinizde hangi boyuttaki hangi reklamınızın hangi tarihte hangi mecralarda çıkacağını gösteren kapsamlı ve detaylı bir takviminiz olur. Reklam ajansınız tasarımlarınızı buna göre hazırlar, revize eder ve boyutlandırıp yayına gönderir. Son dakika panikleri yaşamadan, hesaplı ve düzenli reklam veriyor olmanın rahatlığını yaşarsınız.

4. O yıl öne çıkacak konu başlıklarınız neler? (Örneğin, reklamda yeni çıkan ürününüzü mü, kendinizi mi, şirketinizin başarılarını mı anlatacaksınız?)

Satış getiren reklam tasarlamadan önce, müşterilerinize ilk olarak neyi sunmayı düşünüyorsunuz? Bunu da ajansınızla kafa kafaya verip görüşmeniz gerekecektir. Daha önceki reklamlarınızdan varsa ö ekleri inceleyebilir, başarılı veya başarısız olduğunuz konu başlıklarını belirleyebilirsiniz. 

Bazı dönemlerde, markaların ürünlerinden çok kendi itibarlarını artıracak reklam faaliyetlerine ağırlık vermeleri gerekebilir. Bazen sadece indirim duyurusu gibi basit içerikler tercih edilirken, bazen yarışmalara gönderilecek türden kelime oyunlarının olduğu, yaratıcı ve çarpıcı işler hazırlanması düşünülebilir. 

Size önerimiz, yılın başında bunun için de bir temel plan hazırlamanız, ama yıl içerisinde sektörel değişikliklere, rakiplerinizin davranışlarına göre bu planı revize etmeniz, esnetmenizdir.

5. Sonunda yaratıcı kampanya fikri bulma aşamasına geçebiliriz…

Bakın en başta sandığımız şey en sonda karşımıza çıktı! Pek çok girişimci, yaratıcı kampanya fikri dediğimiz bu son aşamayı basında ve inte ette somut şekilde gördüğü için işin aslının yukarıda saydığımız basamaklardan oluştuğunu bilmiyor ya da göz ardı ediyor. 

Diyelim ki siz üstteki 4 basamağı layığıyla tamamladınız, o zaman buyurun yaratıcı reklam kampanyası fikri nasıl bulunur, onu inceleyelim. Öncelikle öne çıkarmak istediğiniz, yani tanıtmak istediğiniz şeyin ne olduğunu belirlemiş olacağınız için, reklam ajansınız size o konu üzerine fikir geliştirmeye başlayacaktır.

Satış Getiren Reklam Kampanyası oluşturmanın aşamaları

Reklam yazarı ipleri ele alıyor…

Reklamınız tasarlanırken, ilk iş reklam yazarınındır. Reklam yazarı, kendisine verilen bilgileri inceleyip düşünmeye başlar; rakip markaların reklamları ne yapıyor? Bizim onlardan farkımız ne? Marka platformumuzda, çekirdek ideolojimizde ve marka stratejimizde neler yazıyor? Ne dersek bize yakışır, ne dersek yakışmaz? Hedef kitlemiz kimler, hedef kitlemiz bu aralar en çok ne gibi sorunlarla boğuşuyor, gündemlerinde ne var? Neyi komik buluyorlar, neyi ciddiye alıyorlar, temel davranışları ne yönde?

Yani bir reklam yazarının işi dışarıdan bakıldığında sadece “Slogan ve alt metin yazmak” gibi görünse de kazın ayağı öyle değil…

Ardından reklam yazarı bir “metin” değil, “fikir” tasarlamaya başlar. Bu fikir, daha sonra kendisini en iyi ifade edecek metinlere ve görsellere dönüşecektir.

Geçici görselleştirme için sanat yönetmeni ve grafik tasarımcılar devreye giriyor.

Reklam yazarı tarafından bulunan fikri ve konsepti geliştirmek, görselleştirmek ve en dikkat çekici şekilde ifade etmek için sanat yönetmeni ve grafik tasarımcılar çalışmaya başlar. Storyboard dediğimiz taslaklar, çekim veya tasarım öncesi müşteriden onay almak için hazırlanır.

Fikirlerin, taslak görsellerle müşteriye sunulması

Evet, büyük an geldi. Bizim için gergin, sizin için eğlenceli bölüm. Tadını çıkarın.

Video, fotoğraf veya animasyon için prodüksiyon aşaması.

Ortaya çıkan görsel konseptin devamı olarak, talep ediliyorsa video veya animasyon için prodüksiyon yapılacaktır, fotoğraf çekimleri gerçekleştirilecektir. Her mecra için reklam yazarı, sanat yönetmeni ve prodüksiyon ekiplerinin bir daha birlikte çalışması gerekecektir. Çünkü reklam yazarının bu kez reklamın senaryosunu yazması beklenir.

Prodüksiyon sonrası iş tekrar görsel tasarım ekibine ve reklam yazarına uğruyor…

Tüm çalışma yapıldı bitti sanmayın. Şimdi, çekilen video, animasyon ve fotoğraflar son şeklini alması için yeniden sanat yönetmeninde ve reklam yazarında. Son kontroller yapılmadan, müşteri önüne çıkmak yok.

Müşteriye kampanyanın sunulması

Hazırlanan reklamlar, müşterinin son kez onayına sunulur ve revizyonlar yapıldıktan sonra ilgili mecralara yayınlanmak üzere servis edilir.